ask-vardi-gerisi-yalandi

KİTAP YORUM

Ey sevgili!

Sana sesleniyorum.Biliyorum oradasın.Kalbimin bakir bir yerinde.Yeni doğan bir çocuk kadar safsın.Güneşin gökyüzündeki ışıltılı bir anı gibi parlaksın. Rahatına bak.Yerini yadırgama.Bu gönül sana bir ömür ev sahipliği yapmaktan şeref duyar.Sakın yanlış anlama!Senden bir beklentim olduğu için ağırlamıyorum seni.Her zaman gönlümün en güzel köşesi senin sevgili.İçimde seni taşıdığım için bana kızma.İçimi acıtma.Anla beni.Bir kez olsun kendini benim yerime koy.Bana haksızlık etme.Ateş düştüğü yeri yakar.İçime ateş salıp yüreğimi dağlama.Katilim olma.Biraz merhamet et.

Sahi senin de hiç için yandı mı? Yüreğin kavruldu mu? Hiç feryat ettin mi? Sabahlara kadar sabır çektin mi? Geceler boyu durmaksızın gözyaşı döktün mü?Hiç duvarlara baktın mı anlamsızca? Sabahlara dek sayıkladın mı pervasızca? Bunları yaşamadıysan benim çektiğim ızdırabı bilemezsin.Bilme de zaten.Sen hiçbir zaman bu ızdırabı çekme,olur mu? Canın yanmasın hiçbir zaman.Sakın ağlama! Acı çekme bir an bile.Güzel gözlerin her daim gülsün.Her zaman mutlu bir güne açılsın gözlerin.Ayakların her an mutluluğa ve huzura adım atsın.Bütün güzellikler senden toplansın.

Görüyorsun sana karşı ne kadar acizim. Çaresizim. Herşeyimle sana teslimim.İstersen mutlulukla abad  et beni,istersen celladım ol yok et beni. Emir senin,ferman senin…

 

Ey okur! Şunu bil ki aşk,insanın kaderidir.Ayrılmaz bir parçasıdır.Yok edemediği,içinden söküp atamadığı,elle tutulmayan,gözle görülmeyen büyülü bir varlıktır.Aşkı bil,onu tanı.Ve şunu unutma ey okur! ‘’AŞK VARDI GERİSİ YALANDI’’

 

img_9432-copyKöşemizin bu haftaki misafiri BKY Yayınlarından çıkan Ali ULURASBA’nın kaleme aldığı  ‘AŞK VARDI GERİSİ YALANDI’ adlı kitap.İlk basımı 2008 yılında gerçekleştirilen kitap,aşkı merkeze oturttuğu 28 küçük bölümden oluşmaktadır.Bölümler küçük bir o kadar da yoğun içeriğe sahiptir.Her bölüm aşkın hangi hallere evrildiğini,nelere kadir olduğunu görmenize bir nebze olsun  yardımcı olacaktır.Yalın ve samimi bir dille ele alınan bu kitabı keyifle okumanız dileğiyle…

Esenlikler dilerim.

BABIALİ KÜLTÜR YAYINCILIĞI

Editör: Murat TAZEGÜL

Tasarım: BKY Ajans

Ayın Okunası Kitapları

                                  Alexandra Cavelius 

                                                                                                           PEGASUS YAYINLARI 

leylaBOSNALI BİR KIZIN YÜREĞİNİZİ BURKACAK VE TÜYLERİNİZİ ÜRPERTECEK GERÇEK HAYAT ÖYKÜSÜ
Bosnalı Leyla büyük bir kâbusu atlatmıştı: Bosna’daki toplama kampında geçirdiği iki yılı. Binlerce kadının travma geçirmesine neden olan savaşın karanlık ve baskıcı yüzünü anlatan bir kadın… Onun isyankâr öyküsü ve acıyla dolu dokunaklı kaderi…
“Bu kitabın kapağını açmadan önce, cehenneme açılan bir kapının eşiğinde olduğunuzu bilmelisiniz. İnsan denilen yaratığın bütün kötülüklerini sergiye çıkarttığı bir coğrafyaya, Balkanlara adım atacaksınız… Kadınların beden ve ruhlarının nasıl lime lime edildiğini okurken “insan uygarlığı” denilen barbarlıktan kaçıp, en vahşi hayvanların şefkatli uygarlığına sığınmak isteyeceksiniz.”
-Sydsvenska Dagbladet.

                                                                                                                                                                           Prof. Dr. Nazan Bekiroğlu

TİMAŞ  YAYINLARI

isimle-ates-arasinda Ben uydurdum bütün bu hikayeleri. Ama size şunu söylüyorum ki: Daha yüksekte duran bir gerçeği işaret etmek için bunca hikaye uydurdum. Demek istediğim, hepsi yalanken anlattıklarımın, anne kalbinde bir çocuk yokluğunun işaret ettiği acı yalan değildi. Yalan değildi eşi zalim avcı tarafından vurulan turnanın zaruri ölümü. Yalan değildi kemalin arkasından zevalin geldiği. Olgunlaşan her şeyin sonunda bozulduğu. Bir şey bozulurken onunla birlikte başka şeylerin de bozulduğu. Yalan değildi devletlerin insanlar gibi, aşkların da devletler gibi ömürleri olduğu, mahiyeti safiyet olan aşkı en çok karanlıkların boğduğu. Yalan değildi aşkın birbirine uymayan iki tanımının olduğu. Bu tanımlardan biri sorgusuz sualsiz teslimiyet anlamına gelirken, diğerinin, sorgusuz sualsiz teslimiyetin kurulumu demek olduğu. Böylece aşkın mutlak tanımının mümkünse aleminde na-mümkün olduğu. Yalan değildi güzel kokunun ezel hatırası taşıdığı. Yalan değildi bazı şeylerin hep bir şeyle bir şey arasında ürperti gibi asılı durduğu. Günahı ve ihaneti bu dünyada su, öbür dünyada ateş arıtacakken, suyla arınmayan aşık kalbinin ancak ateşle durulduğu. Belki de bu yüzden bir büyük yangının koptuğu. Bir ocağın; kelama mecbur çileden yenik elemden ibaret bir kalpten kopa gelen yangınla tutuşup kül olduğu. Hikayelerine ayrılarak anlatılmış bir romanda son kez yemin ediyorum ki; Vallahi yalan değildi!

               Tarık Tufan
PROFİL YAYINCILIK

 
kekeme-cocuklar-korosu“Modern yaşam ölümü unutturur” der Ahmet Hamdi Tanpınar. Bu söz herhalde en çok 1980 sonrası kuşak için geçerli. Sadece ölümü unuttursa iyi, tüm değerleri de yapboz haline getirdi.

Popüler kültürün hızlı yayılışı ve modern yaşam tasarımları birçok hayatı ve duyarlılığı kapitalizmin çöp kutularına yuvarladı. Artık neredeyse hemen her şeyin bir “bedeli” ya da “fiyatı” vardı. Bu hızlı yaşamda kendini içlerine hapsedenler İslamcı söylemin tarafında yer alanlardı.

Elinizdeki kitap 1990-2000 yılları arasında İslamcılık söyleminin bir tarafında yer tutmuş kuşağın içinde biriktirdiklerini “dikkafalı” bir söylemle dışavurumu; bu koronun çocuklarına ulaşabilmiş, kimi zaman bağıra çağıra, kimi zaman da dudak ucuyla söylediklerini anlayan kitlenin kitabıdır.

Kekeme Çocuklar Korosu içinde barındırdığı insanlar ve onların öyküleriyle kocaman bir duygu dünyasına karşılık geliyor.                                                                                                  

Abdurrahman Solak
abdurrahmansolak@lisan-iask.com
Lisan-ı Aşk
Kasım 2012

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir